Gelincik'le Hayat'a Dair Paylaşımlar'a Hoşgeldiniz

15/9/2008 - NE İDİK NE OLDuK ???

Kategori: HAYATA DAIR

FAZİLETLİYDİK

Kimsenin malına mülküne göz dikmezdik,kimsenin namusuna yan bakmazdık.hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik

 

DÜRÜSTTÜK

Bir zamanlar LONDRA ticaret odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası  asılıydı:”TÜRKLERLE ALIŞVERİŞ ET,YANILMAZSIN”

 

İTİBARLIYDIK

Bir zamanlar HOLLANDA ticaret odası’nın toplantı odalarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır,onun dediği olurdu.

 

TEMİZDİK

Yere bile tükürmezdik.Hatta Osmanlı askeri tesşkilatını Avrupaya tanıtmasıyla meşhur comte de marsigil yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eletiriyor:”Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler.Daima yutkunurlar.bunun içinde saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları,kaşları,sakalları dökülür.”

 

ÇEVRECİYDİK

Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır,göçmen kuş için saraylar yapardık.Bunlara öyle çok örnek var ki,saymakla bitmez

 

HARAMA EL SÜRMEZDİK

Fıransız müellif motray,1700 lerdeki halimizi şöyle anlatıyor:”TÜRK dükkanlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır.Ne zaman bir şey unutsam,hiç tanımadaığımdükkancılar arkamdan adam koşturmuşlar,hattabir kaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgahıma kadar gelmişlerdir.”

 

MEDENİYDİK

İngiliz sefiri sor James Porter ise 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor: “Gerek İstanbul’da,gerekse  imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir zaman tereddüde imkan bırakmayacak şekilde ispat etmektedir ki,Türkler çok medeni insanardır.”  

 

DOSDOĞRUYDUK

Fransız generallerden Comte de Bonneval ise,şu hükmü veriyor: “Haksızlık,tefecilik,tekelcilik ve hırsızlık gibi suçlar Türkler arasında meçhuldür.Öyle dürüstlük gösterirler ki,insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır.”

 

HIRSIZLIK NEDİR BİLMEZDİK

Fransız üellif Dr.brayer,1830’ların İstanbulunu getiriyor önümüze: “Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığını ve dükkanlarının çoğunlukla umumi ahlaka itimaden açık bırakıldığı İstanbul da her sene azami 5-6 hırsızlık vak’ası görülür.” Ubicini Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor: “bu muazzam payitahtta dükkancılar, namaz saatlerinde dükkanlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısını basit bir mandalla kapatıldığı halde senede 4 hırsızlık vak’ası bile olmaz.ahalisi sırf Hristiyan olan Galata ile Byoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vak’aları olmadan gün geçmezdi.”

 

NAZİKDİK

Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini,yine 1980’lerin “biz” ini anlatıyor bize: “İatanbul türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanradır.sokakta kavga enderdir.Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakardılar ki; ibadet saatleinde bile camilerini gezebilir, bzim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz.”

 

CİHANA ÖRNEKTİK

Türkiye seyehatnamesi ile meşhur du Loir’un 1650’lerdeki hükmü şöyle: “hiç şüphesiz ki, ahlak bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün chana örnek olabilecek vaziyettedir.” Şefkatimiz yalnızcainsana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.hayata karşı saygılıydık.bu konuda dilerseniz elisee recus’u dinleyelim.bize 18802lerdeki halimizi anlatsın: “Türklerdeki iyili duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır.Bir çok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır…Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin tarafa ait olduğunu  kolaylıkla anlayabilirsiniz.eğer evin bacasında leylekler yuve yapmışsa. Bilin ki o ev bir türk evidir.”(küçük asya,c.9)

 

HAYIR SEVERDİK

Comte de Marsigili1yi tekrar dinleyelim: “ yazın İstanbul’dan sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum.” Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir.

Şöyle diyor: “Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler.İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp,hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler” Bu tesbiti, İslam ve Türk düşmanı avukat Guer misallerindiriyor: ” Türk şefkati hayvanlara bile şamildir” dedikten sonra şu örneği veriyor:”Hayvanları beslemek içim vakıflar ve ücretli adamları vardır.bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar:”

Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür…” “Kaçık” lığın kaynağınıda veriyor adam: “Bir çokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan küş satın alırlar.bunu yapan bir türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum.Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: “Allah rızasını tahsile yarar.”

 

GALİBA GEÇMİŞİMİZDEN UZAKLAŞMAK BİZE ÇOK PAHALIYA PATLAMIŞ.

NE DERSİNİZ DOSTLAR ???

 alıntı

 

7 Bakalım Kim Ne Yazmış?Sende Yorum Yazmak İstermisin?Bağlantı

29/8/2008 - KADIN TİPLERİ

Kategori: HAYATA DAIR
AK KADIN
Evi siler süpürür durur.
Camlar, kapilar, duvarlar piril, pirildir.
Bal dök yala, ama iste o kadar.
Baska bir sey arama...
Kapidan "Kirli ayaklarinla girme.
Daha yeni temizledim, sakin kirleteyim deme.
Usandim su evin kirinden pasindan" diye bagirir.
Kocasi azicik itiraz edecek olsa,
"Baskalari gibi eve temizlikçi kadin almiyorum,
gene de yaranamiyorum"diye sizlanir.
 
PAK KADIN
Ikide bir banyo yapar, çamasir yikar.
Kocasina, " Kirli elbiselerinle oraya oturma.
Eve girer girmez banyoya!
Su pis seyleri çikar da gir yataga" diye çikisir.
Yatakta adama, "Aksama kadar çamasir, ütü beni yordu.
Simdi seninle ugrasamam " diye sirtini döner.
Ona göre, sadece yikamak, ütülemek hüner...
 
LAK LAK KADIN
Uyanir uyanmaz hemen baslar mesaiye.
Yan komsuya günaydin demeye gider,
oradan alt kata damlar.
Aksama dek yüz kapinin ipini çeker.
Ayakli gazetedir.Çene çalmayi çok sever.
Lak,lak etmekten yemek yapmayi unutur.
Kocasini," Bu aksam da peynir, ekmek,
zeytin falan yiyiverelim.
Üstüne de mis gibi çaylari içtik mi ohhhh!" diye avutur.
Adam,"Her aksam böyle diyorsun.
Midem sulu yemege hasret kaldi be!"
diye diklenmeye kalkarsa,
"Bunu da bulamayanlar var, sükret haline" der.
Yani zeytin yagi gibi üste çikar ve onu susturur.
 
YAK KADIN
Içi seni yakar, disi beni.
Süslenir, püslenir, alimli çalimiyla
erkeklerin gönlünü yakar.
Aynanin önünde onu mu giysem bunu mu..
derken ocaktaki yemegi yakar.
Bütün parasini giyime kusama harcar.
Böylelerine "süs biberi" derler,
"Adamcagizin basini yakti" diye elestirirler.
Bir sigara yakar, vitrinlere bakar.
Ocagi açik biraktigini unutur,
dükkan, dükkan gezerken evi bile yakar...
 
BAK KADIN
 Evdeki kiri, tozu görmez ama
sokaktan kimler gelip geçiyor,
komsulara kimler girip çikiyor, hepsini görür.
Bir gürültü duysa bakmak için hemen kosar.
Televizyon ekranina, vitrinlere bakmaya bayilir.
Bir eve gittigi zaman kadinin giydigi giysilerden,
evdeki esyalara kadar her seye bakar, yorum yapar.
Tabi ikide bir de aynaya bakar kendini inceler.
 
TAK KADIN
Mücevheri pek sever.
Kollarina bilezikler, boynuna kolyeler,
kulagina küpeler takar.Akli fikri altin
gümüs takilardadir.Birini çikarir öbürünü takar.
Bazen de üçünü,besini bir arada takar.
Eve gelince yedek pesine erkekleri takar,
ama kendisi kimseyi takmaz.
Kuyumcularla senli benlidir.
Bazen kocasinin boynuna bir halka takar
pesinden sürükler durur...
Bazen de altin yaldizli boynuz takar...
 
SOKAK KADIN
 Gözü hep disaridadir.Gezmeyi çok sever.
Sabah evden bir çikar sokak, sokak dolasir,
turistik sosyetik yerlere gider.
Sokakta tanistigi insanlarla hemen kaynasir.
Eve girmeyi cani istemez.
Orada bile pencereden sokaga bakar durur.
Güzel havalarda parklarda,
sokak kapisinin önünde oturur.
Biraksalar sokakta yatar.
Böylelerini ya koca kendisini,
ya da kendisi kocasini basindan atar.
Bu tür kadinlara halk arasinda
"sokak süpürgesi" derler.
 
ATAK KADIN
Erkeklerin kadinlari ezdigi inancindadir.
Ikide bir de onlara çatar.
"Bizi köle gibi kullaniyorsunuz" diye suçlar.
Oysa kendisi kocasinin parasini yer.
Vaktini kadin derneklerinde,
toplantilarda, panellerde geçirir.
Evine hiç bakmaz.Kocasi biraz söylenecek olsa,
"Zaten siz erkekler hep böylesiniz.
Bizleri eve zincirlerle baglamak istersiniz" der.
Ondan bir hediye almadan barismaz.
 
BATAK KADIN
Alinin külahini Veliye,
Velinin külahini Aliye giydirir.
Erkek gibidir veresiye alisveris eder.
Borç takmadigi esnaf yoktur.
Yakalanacagini anlayinca mekan degistirir.
Makyajiyla erkeklerin akillarini baslarindan alir.
" Buyurun efendim, dükkan sizin, ne isterseniz alin.
Para önemli degil" dedirtir.
Koca taksit ödemekten illallah eder.
Kocasi karisina biraz yaklasacak olsa;
"Dur ne yapiyorsun? makyajimi bozacaksin..."
Saçina el atsa;"Aman saçimi bozacaksin.
Ikide bir de kuaför parasi veremem.
Zaten borcum var kendisine" yanitini alir.
 
HAK KADIN
Hem disarida hem evde çalisir.
Isten gelir gelmez is kiyafetini
çikarmaya vakit bulamadan mutfaga girer.
Yemege, bulasiga el atar.Salatayi yapar,
sofrayi kurar, kocasinin önüne koyar.
Aksamda onun gönlünü yapmaya çalisir.
Cumartesi pazarin keyfini çikaramaz.Tatil yapamaz.
Evi temizler,çamasir yikar, her tarafi siler süpürür,
çocuga bakar ama gene de kimseye yaranamaz.
Kocasi kendisini soguklukla suçlar.
Akrabalar, hiç bizi arayip sormuyorsun der.
Konu komsu burnu büyük,
kimseyi begenmiyor diye dedikodu eder.
Tam bir oh çekip oturdugu sirada
kocasi bir bardak su ister.
"Kalk kendin al" dese suç olur.

KISLAAARRRRRRR HADİ BAKALIM ŞİMDİ İTİRAF ZAMANI SİZ HANGİ TİPLEMESİNİS VARMI İTİRAF EDECEK HMMM???
5 Bakalım Kim Ne Yazmış?Sende Yorum Yazmak İstermisin?Bağlantı

26/8/2008 - SOBELENMİŞİİİİMMMMMMM

Kategori: HAYATA DAIR
SEVGİLİ MSSSEVGİ ARKADAŞIM BENİ SOBELEMİŞ BENDE ELİMDEN GELDİĞİNCE VE DİLİM DÖNDÜĞÜNCE CEVAPLAMAYA ÇALIŞTIM ARKADAŞIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM

1) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladın?
bloglarda gezerken bende kendi modellerimi bir blogcuya gönderek paylaşsam hiç fena olmaz diye düşündüm peki ama bu kim olmalı diye düşünürken sevgili beyzaca'ya gönderme kararı aldım ve bir kaç model gönderdim sağolsun oda benim adıma yayınladı bu konuyu eşime açtım oda bana başka bloga göndereceğime kendime bir blog açmamı bu şekilde daha iyi paylaşımda bulunabileceğimi ve eğlenceli vakit geçirebileceğimi söyledi hiç düşünmemiştim ama mantıklı geldi ve işte aranızdayım.(bu arada  sizin sayenizde  bana vermiş olduğu destekten dolayı eşime çok teşekkür ediyorum canım iyiki varsın...)Dil
 

2) Blog yazılarının konusunun belli bir çizgide olması için özen gösteriyormusun? Yoksa içinden geldiği gibi mi yazıyorsun?  
tabiki özen gösteriyorum özellikle seviyeli olmasına dikkat ediyorum.ama  bazen içimden geldiği gibide yazdığım oluyor.Utanmis

3) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceksin?
şimdilik ne kadar sürdüreceğimi bilmiyorum  bu soru için daha erken sanırım gittiği yere kadar ne zaman yeter artık bıktım dersem o zaman noktayı koyarım.Agliyor 

 4)
Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
hayır zorunlu bir hal değil benim için gerçekten hala eğlenceli bir uğraş.bloglarım  küçük ama kendime ait kocaman dünyam. bloglarımda vakit geçirirken eğleniyorum gelen mesajları okumak, yayınladığım yazılara beğeni yorumlarının gelmesi beni çok mutlu ediyorSiritiyor

5)
Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?
hayır zaten vaktim çok hiç bir şeyden feragat etmiyorum ve hiç bir şeyden mahrum kalmıyorum evimlede ilgileniyorum,gezmeyede gidiyorum, blogumlada ilgileniyorum sorun yok yaniGözler

EVEEEEETT ARKADAŞLAAAR BEN SOBEMİ CEVAPLADIM. ŞİMDİ KİMLERİ SOBELESEM ACABA??? IIIMMM... TAMAM TAMAM BULDUM BENDE
ZEYNEP2555NAZNEVİN55SAFİYECE  VE LALEZAR' I SOBELİYORUM. HADİ BAKALIM ARKADAŞLAR CEVAPLAMA SIRASI SİZLERDE KOLAY GELSİİİNNNNN....
1 Bakalım Kim Ne Yazmış?Sende Yorum Yazmak İstermisin?Bağlantı

25/8/2008 - İSTEYİPTE GERİ GETİREMEDİKLERİM

Kategori: HAYATA DAIR

4 Bakalım Kim Ne Yazmış?Sende Yorum Yazmak İstermisin?Bağlantı


<- Son SayfaSonraki Sayfa ->
Hayat'a dair güzellikleri paylaşmak için burdayım...
kelebeğim:)

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
kelebeğim:)
10 marifet yazılarım
kelebeğim:)
kelebeğim:)